Bölüm 3

Han Nehri'nde Keyifli Bir Gün :)

Bugün çok özel bir gündü. Çünkü Jihyun ile birlikte Seul'deki Han Nehri'nde her yıl ekim ayında düzenlenen Uluslararası Havai Fişek Festivali'ne gidecektik. Biz Jihyun'la çok daha erken giderek Han Nehri'nin keyfini tamamen çıkaracağımız bir gün geçirmek istedik.

Nehrin cevresindeki parklar upuzun geniş çimenlik alanlardı. Bu alanlar günün keyfini çıkaran her yaştan Koreli'yle doluydu. Arkadaş grupları, sevgililer ve çocuklu aileler…

Biz öncelikle biraz nehrin kenarında bisiklete binip gezmek istedik. Han Nehri'nin kenarında bisiklete binmek çok popüler bir aktiviteydi. Bunun için belediyenin kiraladığı bisikletlerin olduğu noktalar vardı, bu noktalardan telefona indirilen bir uygulamayla rahatlıkla bisiklet kiralayabiliyordunuz.

Bisiklete Binmeyi Özlemişim…

Han Nehri'nin kenarinda bisikletle gezerken bir yandan da manzaranın tadını çıkarıyordum. Nehrin karşı kıyısından görünen yüksek modern binalarla dolu şehrin görüntüsü ve nehrin üstündeki çok sayıda köprü bana biraz Istanbul'u hatırlattı.

Havai fişek Festivali için çok geç kalmadan güzel bir yer kapmak istiyorduk. Çimenlik alana gidip boş bulduğumuz bir yere oturduk. Jihyun oturduğumuz yere yemek siparişi verebileceğimizi söyledi. Yine Jihyun’un önerisiyle Han Nehri'nde çok popüler olan kızarmış tavuk ve bira ikilisini söyledik. Gerçekten de, orada açık alanda, çimlerin ortasında oturuyor olmamıza rağmen Jihyun arayıp sipariş verdikten sonra çok kısa sürede motorla siparişlerimiz geldi.

ÇİMEK = Chiken (Tavuk) + Mekju (Bira)

Kore'nin kızarmış tavukları çok ünlüydü. Tavuğun dışında çok kalın ve sos kaplı çıtır çıtır bir tabaka vardı, içiyse yumuşacıktı. Gerçekten bira ve kızarmış tavuk muhteşem bir ikili oluyordu, Jihyun'un dediği kadar vardı. Jihyun'la biralarımızı tokuşturup Korece şerefe demek olan "Jang" diyerek, yemeğimizin tadını çıkardık.

Saat 7'de Havai fişek gösterisi başladı. Artık park iyice tıklım tıklım olmuştu. Her yıl 3-4 farklı ülke kendi gösterileriyle katılıyordu. Ülkelerin gösterileri birbiri ardına çıkıyor, kapanışı işe Güney Kore yapıyordu. Her ülkenin gösterisi kendi tarzlarını yansıtıyordu. Birbirilerinden aşağı kalmamak için hepsi olabildiğince görkemli gösteriler hazırlamışlardı.

Havaifişekler <3<3

Havai Fişekler aralıksız patlıyordu, bazen havai fişeklerle gökyüzüne resimler çizildiği bile oluyordu. Yan yana patlayıp senkronize halde yanıp  sönen küçük havai fişeklerden bütün gökyüzünü kaplayan devasa havaifişeklere, olabilecek her renkten ve şekilden havaifişek kombinasyonları görmek mümkündü. Koreliler ise bazen diğerlerinden çok daha büyük ya da çok etkileyici bir havai fişek patladığında mutlaka "Oo" ya da "Waa" diye sesler çıkarıyorlardı, bu seslerden insanların ne kadar keyif aldıklarını anlayabiliyordunuz. Bu muazzam kalabalıkla birlikte izlemek gösteriyi daha da keyifli hale getiriyordu, sanki bir birlik duygusu veriyordu.

Fotoğrafları Nereye Assam?

Bir saatten uzun süren gösteri bitince, sanki bu süre boyunca başka alemlere ışınlanmışım da şimdi dünyaya dönmüşüm gibi hissettim. Tekrar gerçek dünyaya alışmaya çalışırken herkesin kendi çöpünü topladığını farkettim. Biz de kendi çöplerimizi toplayıp çöpe attık. Katılım çok yoğun olduğu için insanların rahat bir şekilde evlerine dönebilmesini sağlamak amacıyla  parkın önündeki yollar araç trafiğine kapatılmıştı. Dönüş yolunda bir kaç metrede bir konumlanmış polislerse insanlara yardımcı oluyordu. Araba yollarına da yayılarak metro durağına kadar yürüdük. O akşam çektiğim havaifişek resim ve videolarına bakarak uyuyakaldım.

Dördüncü bölüm çok yakında…

 

Yazar: Pelin Özer
İllüstrasyonlar: Merve Uygan