Bölüm 5

Yepyeni Bir Deneyim: Yer Altı Mağazaları

Bugün Jihyun’la biraz Seul’de gezelim dedik. Daha önce Jihyun’a üstüme bir iki şey almak istediğimi söylemiştim o da beni bunun için bir yere götürecekti. Durağa vardığmızdaysa bir baktım “Gangnam” yazıyordu hani şu zamanında çok popüler olan Gangnam Style şarkısının da konu olan yer. Ben Gangnam’ın Seul’ün en pahalı markalarla dolu olan lüks merkezi olarak biliyordum. Fakat metrodan iner inmez çevreme şöyle bir baktığımda şaşırdım kaldım. Metro istasyonunun içi yanyana bir sürü mağazayla dolu olan alışveriş merkezi gibi bir yerdi. Üstelik kıyafetlerin fiyatları da gayet uygundu.

Mağazalar zaten küçük olduğu için içlerinde deneme kabini yoktu bir çok müşteri istasyonun tuvaletlerinde deniyordu kıyafetleri.

Jihyun Ile Garosugil Yolunda Gezinti

Kore’deki metro tuvaletlerinin bana en ilginç gelen yanı ise çoğunun bizdeki alaturka tuvaletlerden olmasıydı. Sadece şekilleri biraz değişikti ve sifon için yerde ayakla basılan bir kol vardı. Sifona böyle basılması çok hoşuma gidiyordu böylece elinizle değmenize gerek olmuyordu.

Güzel bir iki kıyafet aldıktan sonra dışarı çıktık ve ünlü Garosu-gil yani Garosu Yolu’nda gezmeye başladık. Bu caddede son moda kıyafetler, aksesuar satan lüks dükkanlar ve şık kafe ve restorantlarla doluydu.

Bir sonraki durağımız ise COEX alışveriş merkeziydi. Buraya aslında bir şeyler almak için değil gezmek için gelmiştik, çünkü burada instagram’dan da sürekli gördüğüm Starfield adında bir kütüphane vardı.

Muhteşem Bir Kütüphane

Bu kütüphane iki katlıydı ve iki katında en tepesine kadar kitaplar dizilmişti. Tavana kadar sıralanmış kitaplar gerçekten çok güzel bir görüntü oluşturuyorlardı. Bu güzel görüntüleri fotoğraflamak için gelenlerin yanı sıra orada kitap okumak ya da çalışmak için gelmiş de bir sürü insan vardı.

Starfield Kütüphanesi’ni gezdikten sonra biraz dinlenmek için bir kafeye oturduk ve geleneksel bir Kore tatlısı olan Bingsu söyledik. Bingsu aslında yoğunlaştırılmış süt ve çeşit çeşit şuruplarla tatlandırılan traş edilmiş buzdan yapılan bir tatlı. Günümüzde çeşit çeşit farklı malzemeler kullanılsa da orjinal bingsu kırmızı fasulyeyle tadlandırılarak yapılıyordu. Bizim gittiğimiz kafe Bingsu üzerine yoğunlaşmış bir kafeydi ve o kadar çok çeşit vardı ki ne seçsem bilemedim.

Hafif Ve Lezzetli

Gözüm geleneksel kavunluya kaydı, yeşil çaylıya kaydı, karpuzluya, çilekliye, tiramisuluya ve en son brownielide durdu. Bingsular büyük bir kasede servis ediliyor ve bu yüzden genellikle 2 kişi paylaşarak yeniyor. Bizim aldığımız bingsu üstünde çikolatalı brownie parçaları olsa da altı tamamen buzdan oluştuğu için çok hafif ve lezzetli bir tatlıydı.

Akşam olup da hava kararmaya başlayınca Namsan Kulesi ya da diğer bir ismiyle N Seul Kulesi’ne doğru yola çıktık. Namsan Kulesi, Namsan Dağı’nın tepesinde bulunuyor ve 236 metre yükseklikle Seul’un ikinci en yüksek noktası. “Kore’nin Kalbi” denilen Namsan Kulesi, çok yüksekte olduğu için Seul’un bir çok farklı noktasından kuleyi görebilmek mümkün. Bu sebeple kulenin ışıklarını insanları havanın temizliği hakkında bilgilendirmek için de kullanıyorlar. Eğer kule yeşil ya da mavi ışıklıysa hava temiz demek, kırmızı ışıksa kirli.

Nefes Kesen Manzarasıyla Namsan Kulesi

Kuleye çıkmak için yorucu olsa da yürüyebiliyorsunuz ya da otobüse ya da teleferiğe binebiliyorsunuz. Biz teleferiği tercih ettik böylece yukarıya çıkarkenki yol boyunca da çok güzel manzaralar izlemiş olduk.

Namsan Kulesi’nde nefes kesici bir manzara vardı, bütün Seul ışıl ışıl ayaklarımızın altındaydı. Binaların ışıkları, hızlıca hareket eden arabaların ışıkları, Seul’un her yeri parıldıyordu… Bu manzaradan Seul’un geceleri ne kadar canlı olduğunu da anlayabiliyordunuz. Seul’un her tarafınınKule’nin içi ve girişi de çok güzel ışıklandırılmıştı. Namsan Kulesi sevgililer için de çok popular bir mekandı, kulenin önünde ise sevgililer için “aşk kilitleri” asılan yerler vardı. Buraya sevgililer üstlerine isimlerini ve tarih yazdıkları kilitleri asıyorlardı. Bir aradaki renkli renkli kilitler çok tatlı duruyorlardı. Biz de Jihyun’la bu tatlı kilitlerle de bir fotoğraf çekilerek günü sonlandırdık.

 

Altıncı bölüm çok yakında…

 

Yazar: Pelin Özer
İllüstrasyonlar: Merve Uygan